Ne Sihirdir Ne Keramet El Çabukluğu Marifet

Paylaşmak İster misiniz?

Share on facebook
Facebook'ta Paylaş
Share on twitter
Twitter'da Paylaş

Yorum Yapabilirsiniz

Türkiye’de kamu sendikacılığının geldiği pespaye tablo her kesimin tekraren düşünmesi gereken bir görüntü haline dönüştü. Bağlantılı ve bağımlı sendikacılığın maliyetine ne kadar daha dayanır bu sistem? Daha ne kadar yandaş pazarlığına maruz kalır kamu çalışanları? Daha ne kadar devletin kaynakları heba olur? “Bana sendikanı söyle sana partini söyleyeyim” anlayışı ne zaman son bulur? Soruyoruz 600.000 civarında üyesi olan bir konfederasyon 60.000 kişi ile eylem yapabilme iradesine sahip midir? Kati haksızlığa maruz kaldık diyen 200.000 üyesi olan bir sendika gerçek manada haksızlığa 200.000 üyenin enerjisi ile dik durabilir mi? Türkiye’de sendikacılık miadını doldurmaya koşar adım ilerlerken 2012 Toplu Sözleşme Görüşmelerinde %8+%8 ile masaya oturup Kamu Görevlileri Hakem Kurulu eliyle %3,5’e  maruz bırakılan kamu çalışanlarını temsil ettiğini ifade eden KONFEDERASYON bir yılda neyin değiştiğini, neyin düzeldiğini gördü ki %6+%6 ile masaya oturdu? Bu kabalık akıldanelikten değilse, gafletten değilse söyler misiniz nereden çıktı? Hele bulanıklık olsun diye 2 günde yüzde telaffuzundan rakama dönüş de neyin nesi? Bulanık suda sadece balık avlanır. Hükumet ve Kamu Çalışanlarını temsil ettiğini iddia eden Memur-Sen bulanık suda neleri çözdü! Sizi böyle davranmaya iten gerekçeler ne ise kamu sendikacılığının önünü tıkayan, yol almasını zorlaştıran ve bir virüs gibi bütün sendikal mücadeleyi bozan gerekçe de aynıdır.

Sayın Kamu Çalışanları, Sayın Hükumet Yetkilileri, Sayın Sendika Yöneticileri Türkiye’de sendikal mücadelenin önündeki en büyük engeli kaldırın. Sendikaları rant müesseseleri haline dönüştüren, üye olmanın mensubiyetini hissettirmeyen devlet subvansiyonunu(45 TL’ lik Toplu Sözleşme Primi) kaldırın. O zaman sendika, üyesinin iradesini, üyesinin beklentilerini yansıtacak gücü bulacaktır. O zaman 600.000 üye 600.000 kişilik mücadele anlamı taşıyacaktır. Yoksa dipsiz kuyunun figüranı olmanın ötesinde bir anlama ulaşmayacaktır sendikacılık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önce LİYAKAT, sonra HAK..!

GİRİŞ YAP