Kamu Kurumlarında usulsüzlüğün mükâfatlandırılmasınadır serzenişimiz. İş güvencesinden ve asgari ücretten mahrum çalışmak zorunda olanlarının mağduriyetine çözüm üretemeyenlerinedir dertlenişimiz. Bırakın liyakati, ehliyet sahibi bile olmayanların ‘siyasi ve sendikal ayağı tamamsa problem olmaz’ sözlerinedir sitemimiz…Bana söyle deseler edep derim de her dem, adap bilmezlerin ciğerci önüne kümelenmiş kedi tavrı sergilemesinedir haykırışımız.Belediyelerde dönen dolapların, imar üzerinden ayrışan çıkarların, yapanı yanına kar bırakan basiretsizlerin, korkakların rahat uyumasınadır tavrımız…Görmezden gelen göze, işitip de duymadık diyen kulağa,Kötü kokuya duyarsız burna, helalinden yiyemeyen ağzadır itirazımız…
Sendikaların Sayım Sürecinde Birlik Eğitim-Sen’in Duruşu
Kapıları ve köprüleri atalım mı ya da edep fukaralarına onların anladığı ile mukabele yapalım mı? Sendikacılık gelip geçiciliktir ülkemizde. Sendikacılık yitik bırakılmış, güdük bırakılmış, ilkel bırakılmıştır.
