Görünürde onlarca sebep sayılabilir siyasete, ülke ekonomisine, eğitime, sağlığa, içtimai ilişkilerimize dair konularda içine düştüğümüz halleri izah için…Lakin öyle düşünüyoruz ki asıl olan ahlakın gözden kaçırılmasıdır. Değerler eğitimini önceleyerek aslında kaybımızın nereden kaynaklı olduğunu biliyoruz. Fakat gelin görün ki, bilsek de gereğince mukabele etmiyoruz. Korkularımıza esir düşüyor, dünyalarımızı dert etmekten öte bir adım yol alamıyoruz. Hal böyle iken en azından bizim kuşak iki gündüzün gecesine talip olmak durumunda. Yani geçmişin ihtişam dolu yürüyüşünü geleceğimize aktarmaya memur olmak zorunda. Zor tabii. Yaşamadığımız ancak dilimize pelesenk etmekten de geri durmadığımız, ahlakımızın da temellerini oluşturan erdemleri evlatlarımızın yaşaması için onlara ezberletmek. İçini oymakla meşgul olduğumuz kavramların hakikatini onlara resmetmek. Mesela önce liyakat hassasiyetinin peygamberi bir mesaj olduğunu ve gözardı edildiği toplumların en nihayetinde hüsrana mahkum olduğunu aktarabilmek. Kim bilir;
Çocuklarımızın oyuncaklarına yazmalıyız, ya da oyun parklarına. Okullarda, dersliklerde görülmeli. Okuma yazma öğrenmemiş yavrularımız hecelemeden diyebilmeli ve yazabilmeli bu sözü. Önce lİyakat sonra hak. Değilse bizden düşen evlatlarımızdan da düşecek. Zihinler kemikleştikten sonra muhatap olduğumuz bu iksirli söz ve bu sözün davetlisi olarak yürümemiz gereken hayata yabancı kalıyoruz. Sözü başka fiili başka bir eda ile ecdadın yürüdüğü yoldan çıkıyor, medeniyet ikliminden uzaklaşıyoruz.
Kendine yabancı bir nesil, tarihine yabancı bir gençlik, tembelliği maharet kabul eden bir anlayış, basamaklara başkalarının sırtından atlayarak ulaşmayı makul gören bir zihniyet…Velhasıl bir dolu manasız çaba ile layık olmadığı makamları işgal eden biçare meşguliyet. Ahlak fukara kalınca her fazileti kendi yontucusuyla kendine uyduran bir garabet…..
Selam ve dua ile…

pendik escort
istanbul escort
istanbul escort
istanbul escort